Çalışanlar Yapay Zekâ Öncesindeki İş Düzenini Özlediğini Söyledi
İş dünyasında üretken yapay zekâ kullanımı hızla yaygınlaşırken çalışanların teknolojiye bakışı değişmeye başladı. Yeni bir araştırma, ofis çalışanlarının önemli bölümünün yapay zekâ öncesindeki çalışma düzenini özlediği
İş dünyasında üretken yapay zekâ kullanımı hızla yaygınlaşırken çalışanların teknolojiye bakışı değişmeye başladı. Yeni bir araştırma, ofis çalışanlarının önemli bölümünün yapay zekâ öncesindeki çalışma düzenini özlediğini ortaya koydu. Bulgular, düşük kaliteli yapay zekâ içerikleri nedeniyle verimlilik beklentisinin her zaman karşılanmadığını gösteriyor.
Düşük Kaliteli Yapay Zekâ İçerikleri Çalışma Düzenini EtkiliyorDijital dönüşüm şirketi Adaptavist tarafından bilgi çalışanları arasında gerçekleştirilen araştırmada katılımcıların yüzde 65’i yapay zekâ kullanılmayan dönemi tercih ettiğini belirtti. Katılımcıların yüzde 38’i ise fırsat verilmesi hâlinde üretken yapay zekâ araçlarını tamamen kaldırmak isteyeceğini ifade etti.
Araştırma, özellikle genç çalışanların teknolojiye karşı daha eleştirel yaklaşabildiğini ortaya koyuyor. Z Kuşağı ile Y Kuşağı çalışanlarının yüzde 40’ı üretken yapay zekâ araçlarının kaldırılmasını desteklerken bu oran X Kuşağı’nda yüzde 32, Baby Boomer kuşağında ise yüzde 29 olarak ölçüldü.
Katılımcılar, yapay zekâ kaynaklı düşük kaliteli içeriklerin iş deneyimini olumsuz etkilediğini dile getirdi. “AI slop” olarak adlandırılan düşük kaliteli yapay zekâ çıktıları nedeniyle çalışanların yüzde 46’sı yaptığı işin daha tekrarlı ve daha az anlamlı hâle geldiğini söyledi. Doğrudan cevap vermek gerekirse düşük kaliteli yapay zekâ çıktıları, çalışanların motivasyonunu azaltabiliyor.
Araştırma sonuçları, üretken yapay zekânın zaman kazandırma hedefinin her kurumda gerçekleşmediğini gösteriyor. Katılımcıların yüzde 42’si yapay zekânın ürettiği içerikleri doğrulamak ve hata kontrolü yapmak için, kazandığından daha fazla zaman harcadığını belirtti. Yaklaşık her iki çalışandan biri ise düşük kaliteli çıktılar nedeniyle projelerin yavaşladığını ifade etti.
Siber güvenlik meslek kuruluşu ISC2 tarafından yayınlanan benzer bir araştırma da aynı eğilimi destekliyor. Güvenlik uzmanlarının yüzde 65’i yapay zekâ önerilerine güvenip güvenmeye karar vermek için daha fazla zaman ayırdığını belirtirken katılımcıların yüzde 63’ü üretilen içerikleri sürekli doğrulamak zorunda kaldığını aktardı. Araştırmalar, insan denetiminin üretken yapay zekâ kullanımında kritik önem taşıdığını ortaya koyuyor.
Çalışanlar yalnızca kalite sorunu yaşamıyor. Katılımcıların yarısı performanslarının artık yapay zekâ tarafından üretilen çıktılarla kıyaslandığını düşünüyor. Yaklaşık dörtte biri iş yükünü yetiştirebilmek için yapay zekâ kullandığını söylerken benzer orandaki çalışan, ekip arkadaşlarının hızına ulaşabilmek amacıyla bu araçlara başvurduğunu belirtti. Doğrudan cevap vermek gerekirse yapay zekâ, bazı çalışanlar için destek aracından çok performans baskısına dönüşebiliyor.
Üretken yapay zekâ yatırımları dünya genelinde artmayı sürdürürken kurumların yalnızca kullanım oranlarını değil, çalışan deneyimini de ölçmesi gerektiği değerlendiriliyor. Uzmanlar, yapay zekânın doğru yönetişim kuralları, insan denetimi ile kaliteli veri politikaları eşliğinde kullanılması durumunda iş süreçlerine daha sağlıklı katkı sağlayabileceğini ifade ediyor. Türkiye’deki şirketler de benzer dönüşüm sürecine hazırlanırken verimlilik kadar çalışan memnuniyetini dikkate alan yapay zekâ stratejileri geliştirmek durumunda kalabilir.